27 Mayıs 2012 - 19:30

Bahçeşehir Üniversitesi Global Liderlik Formu (GLF) adı altında 2 gün süren panel düzenledi. GLF Başkanı Burak Kuntay moderatörlüğünde başlayan panelin konularından biri ABD dış politikası idi. Genel olarak konuşmacıların tümünde Obama’nın tekrar koltuğa oturacağı havası hissediliyordu. Zaten Romney kazanırsa ki şu an mucizelere bağlı, ABD’nin dış politikasının çok karmaşık olacağını ifade eden konuşmacılara katılmamak elde değil. Dünyanın çeşitli bölgelerinde ABD seçimleri o kadar fazla tartışılıyor ki sanırım Amerika’nın içinde bu kadar gündemde yer bulmuyordur. Tabii diğer faktörü de dünya ekonomik ve askeri liderliğini elinde bulunduruyor olması, örneğin sadece bir açıklama bile Türk-ABD ilişkilerini temelden sarsabilir. Mitt Romney’in kazandığında her yıl 24 Nisan’da yapacağı konuşma nasıl olur? Konuşmacılardan anladığıma göre her iki başkan adayı da Ermeni oylarına göz kırpmış durumda. Obama, Arap Baharı’nın tamamlanması için Türkiye ile birlikte çalışmayı devam ettirecek. Irak’tan askerini çekse de Orta Doğu’da ABD etkinsini her daim hissettirecektir.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ancak Kasım ayında gerçekleşecek olan başkanlık seçimine kadar dış politikayı askıya almışlar gibi Amerikan dış politikasının derin analizlerinin yapılıp kısmen hayata geçirildiği kaynak olan AEİ’den gelen iki konuşmacı da gelecek 10 yılda Orta Doğu’nun sistemi oturunca ABD dış politikasının etkinliğini Asya’da hissettireceğini belirtti. Tabii biz İran ve Suriye üzerine analizleri şimdilik olma kaydıyla dikkate aldık. İran için önümüzdeki Şubat ayına kadar kimse bir şey beklemesin. Obama başkanlık seçimini etkileyeceğini düşünüyor olsa gerek, İran’ı 5+1 ile yapılan müzakereler ile kontrol altına almak istiyor. Hatta bir konuşmacının nükleer müzakerelerin Brezilya dizilerine benzediğini söylemesi gülüşmelere neden oldu. Aslında İran için zamanlama müthiş fırsat, Kasım ayına kadar nükleer çalışmalarını sonuçlandırırsa yapılacak bir şey kalmıyor. Aksi halde müzakereler kilitlenir ve Kasım seçiminden Obama veya diğer aday başkanlık koltuğuna oturur oturmaz İran dosyası Beyaz Saray’da başkanın masasında duruyor olacaktır. İsrail’i yazılanlar gibi her hangi bir sürpriz saldırı gerçekleştirmemesi konusunda ikna etmiş gibi görünüyorlar.

Kuzen Makovsky

Türkiye’yi İran kadar yakından ilgilendiren bir diğer ülke Suriye’deki iç savaş konusu ise ABD için şu an Libya kadar önemli olmayacak. Yakın gelecekte İran ile Türkiye arasında bölgede ideolojik rekabet söz konusu. Bu rekabet Şii-Sünni çatışmasını tetikleyebilir. Amerikalı konuşmacıların içinde Amerika dış politika uzmanı Alan Makovsky’in kuzeni olan Michael Makovsky’nin konuşması da ilgi çekti. Obama ve Erdoğan’ın İran ile ilgili ironik bir görüşme yaptıklarını bu konuşmanın seçimlerden sonra açık haline geleceğini söylemesi ve her hangi bir zamanda İran saldırıya maruz kalırsa Türkiye’nin ABD’nin yanında yer alacağını belirtmesi beni fazla şaşırtmadı. Anlaşılan İran, ABD dış politikasında önemli yerini koruyacak gibi.

Türk ABD dış politikasının bazı konularda örtüşmesine rağmen bir sıkışma olduğu da su götürmez bir gerçek. Makovsky’nin bu sıkışmanın Washington’da Senato üyeleri tarafından dillendirildiğini ve seçimlerden sonra ne olacağını hep birlikte izleyeceğimizi söylemesi bizi sıkışmanın ne olduğu konusunda meraklandırdı, bakalım az süre kaldı göreceğiz.

Suriye ise şu an kendi haline bırakılmış. Ankara’nın Müslüman Kardeşler’e silahlı destek verdiği ve Esad’ı devirmek amacıyla elindeki tüm kozları oynayacağını, Esad’ın devrilmesi süresi uzadıkça Erdoğan’ın sinirlerini kontrol etmekte zorlanacağı söylemelerine katılmamak elde değil. ABD şu an Suriye konusunda süreci daha arkadan idare etmek istiyor.

Nazmi ÇELENK

nazmicelenk@gmail.com

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=22882